İsmin Alametleri - علاماتُ الاسمِ
S1: İsmin alametleri nelerdir?
C1: İsmin 5 tane alameti vardır.
Bu sayı farklı itibarlara göre değişebilir. İsmin alameti demek bir kelimede o
alamet varsa o kelime kesinlikle isimdir demektir.
Not: Bir kelime ya isimdir ya fiildir ya da
harftir. Harf kavramı Türkçemizde edat kavramına denktir.
a.
Cerralanması veya mecrur olması.
Bir kelime cer harfleri veya izafet ile cerralanıyorsa veya bunlarla mecrur
olan bir kelimeye tabi olarak cerralanıyorsa o kelime isimdir.
Besmelede bu üç unsur birlikte bulunmaktadır.
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…
|
بِسْمِ اللهِ الرَحْمنِ الرَحيمِ
|
اسم kelimesi ب harf-i cer’i ile mecrur
|
بِسْمِ
|
اللهِ lafzı izafet ile mecrur
|
اللهِ
|
الرَحْمنِ lafzı اللهِ lafzına tabi olduğu için
mecrur.
|
الرَحْمنِ
|
الرَحيمِ lafzı اللهِ lafzına tabi olduğu için
mecrur.
|
الرَحيمِ
|
bir diğer örnek:
Zeyd’in fazıl kölesine uğradım.
|
مررت
بغلامِ زيدٍ الفاضلِ
|
ب harf-i cer’i ile mecrur.
|
بغلامِ
|
İzafet ile mecrur.
|
زيدٍ
|
غلام lafzına tabi olduğu için
mecrur.
|
الفاضلِ
|
Bu örnekte gulâm, zeyd ve el-fadıl kelimelerinin mecrur olmaları isim
olduklarını gösterir.
b.
Nidâ: Kendisine seslenilen herşey isimdir. Fiil ve
harflere seslenilmez.
Ey Zeyd!
|
يا
زيدُ
|
Ey Adam!
|
يا
رجلُ
|
c.
Lâm-ı tarif alması. Bir kelime elif-lam alıyorsa o kelime
isimdir.
الكتاب
|
الرجل
|
örneklerinde olduğu gibi…
d.
Müsned-i ileyh olması ya da kendisinden haber verilmesi.
Ayağa kalktım.
|
قُمْتُ
|
ben zamiri = müsned-i ileyh
|
التاء
|
kalktı = müsned.
|
قام
|
örneğinde ayağa kalkma fiili bitişik zamir olan تُ’ye
isnad edilmiştir.
Ben mü’minim.
|
أنا
مؤمن
|
ben = müsned-i ileyh
|
أنا
|
mü’minim. = müsned.
|
مؤمن
|
Not: Türkçemizde bu kavram cümle içerisindeki özne ile
karşılanmaktadır.
Örneğin “Öğrenciler geldi.” fiil cümlesinde “geldi”
yüklemi “öğrenciler” öznesine isnad edilmektedir. “Kitap güzeldir.” isim
cümlesinde “güzeldir.” yüklemi özne olan “kitap”’a isnad edilmiştir. Bu
örneklerde “Öğrenciler” ve “Kitap” kelimeleri Arapça ifadeyle müsned-i ileyhtir.
Dolayısıyla bir fiil veya bir edat hiçbir zaman özne olamaz. Özne olmak ismin
alametidir.
e.
Tenvin alması. Bir kelime tenvin alabiliyorsa o kelime
fiil veya harf olamaz. Dört çeşit tenvin vardır. Bazı alimler bunlara ek olarak
2 tane daha tenvin çeşidi vardır demişlerdir.
i.
Tenvin-i temkin: Mu’reb munsarif isimlerin sonuna
eklenir. زيدٍ ve رجلٍ
örneklerinde olduğu gibi.
Zeyd müjde getirerek geldi.
|
جاء زيدٌ مستبشرا
|
örneğinde olduğu gibi..
ii.
Tenvin-i tenkir: Nekralığı belirli olsun diye bazı mebni
kelimeler eklenir.
Sibeveyh’e ve adı Sibeveyh olan diğer bir kişiye uğradım.
|
مررت
بسيبويهِ وبسيبويهٍ آخـر
|
Bu örnekte birinci Sibeveyn bilinen marife bir kişi iken ikinci Sibeveyh
nekra bir isimdir.
Her türlü konuşmayı kes.
|
صهٍ
|
Şu meseleyi kes.
|
صهْ
|
Bu örnekte birinci misal nekra bir ifade olarak her türlü konuşmanın
kesilmesini, ikinci örnek ise muayyen bir konuşmanın sonlandırılmasını
istemektedir.
iii.
Tenvin-i mukabele: Cem’i Müennes Sâlimlere eklenen
tenvindir. Bu tenvin Cem’i müzekker salimlerin sonundaki nun’a mukabildir.
مسلمون
|
مسلماتٍ
|
ومؤمنون
|
مؤمناتٍ
|
iv.
Tenvin-i ivad: İvaz, bir şeyin yerine geçmek anlamında
kullanılır. Cümle içerisinde bazı harf, kelime veya cümlelerin düşmesi
sebebiyle bazı kelimelerin sonuna eklenen tenvin anlamına gelir. Üç kısma
ayrılır.
a.
Harften ivaz: Raf ve cer hallerinde mankus isimlerden
düşen “ye” lere ivaz olarak kelimelerin sonuna eklenen tenvindir.
Bu bir kadıdır.
|
هذا
قاضٍ
|
Bir kadıya uğradım.
|
مررت
بقاضٍ
|
Geceler yaşananlarla geride kaldı.
|
الليالى
مواضٍ بحوادثها
|
El-Âraf (7), 41.
|
وَمِن
فَوْقِهِمْ غَوَاشٍ
|
örneklerin asılları قاضي – مواضي – غواشي dır.
b.Kelimeden ivaz: Mudaf-ı
ileyh’e ivaz olarak كل ve بعض kelimelerine eklenen tenvindir.
Herkes nasihat dinler, istifade eden ise azdır.
|
كلٌ يسمع النصح والمستفيد قليلٌ
|
El-Bakara (2), 116.
|
كُلٌّ لَّهُ
قَانِتُونَ
|
Birçok arkadaşım var, bazılarını davet ettim, bazılarını etmedim.
|
زملائي كثيرون دعوت
بعضًا وتركت بعضهم
|
İsra (17), 84.
|
قُلْ
كُلٌّ يَعْمَلُ عَلَى شَاكِلَتِهِ
|
açık ifade ile…
|
قُلْ
كُلُّ إنسانٍ يَعْمَلُ عَلَى شَاكِلَتِهِ
|
Örneklerinde olduğu gibi…
c.
Cümleden ivaz: إذ
kelimesinin sonuna eklenir. Normalde bu kelimeden sonra anlamı tamamlayıcı bir
cümle bulunur. Bu cümleye bedel bir tenvin اذ’in
sonuna eklenir.
Ben yokken babam gelmiş.
|
قدم والدي وكنت حينئذٍ غائبًا
|
açık ifade ile…
|
قدم والدي وكنت حين إذ قدم غائبًا
|
Rum (30), 4.
|
وَيَوْمَئِذٍ
يَفْرَحُ الْمُؤْمِنُونَ
|
açık ifade ile…
|
وَيَوْمَ
إذ غُلبت الروم يَفْرَحُ الْمُؤْمِنُونَ
|
Vakıa (56). 84
|
وَأَنتُمْ
حِينَئِذٍ تَنظُرُونَ
|
açık ifade ile…
|
وَأَنتُمْ
حين
إذْ بَلَغَت الرُّوحُ الحُلْقُومَ تَنظُرُونَ
|
v.
Tenvin-i terennüm: Mutlak kafiyelerle ilgili…
vi.
Tenvin-i gâli: Mukayyed kafiyelerle ilgili…
musned ve musned ıleyh açıklaması için teşekkürler.
YanıtlaSilmusned ve musned ıleyh açıklaması için teşekkürler.
YanıtlaSilÇok güzel acikliśsiniz. Tamamının olduğu link var mı acaba
YanıtlaSilİstifade ettim. Allah razı olsun.
YanıtlaSil